Kayıtlar

2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Darp- hane

Yazgısı kişinin Yazdığı Bir garip darp-hanedir Safi huzur Elimde yürek Yalın Kazalar mübah Ve çaresiz Tarifi mümkün değil anın Yarın yaz olsun

Soluk Mavi Nokta

Resim
Şu noktaya tekrar bakın. Orası evimiz. O biziz. Sevdiğiniz ve tanıdığınız, adını duyduğunuz, yaşayan ve ölmüş olan herkes onun üzerinde bulunuyor. Tüm neşemizin ve kederimizin toplamı, binlerce birbirini yalanlayan din, ideoloji ve iktisat öğretisi; insanlık tarihi boyunca yaşayan her avcı ve toplayıcı, her kahraman ve korkak, her medeniyet kurucusu ve yıkıcısı, her kral ve çiftçi, her aşık çift, her anne ve baba, umut dolu çocuk, mucit, kâşif, ahlak hocası, yoz siyasetçi, her süperstar, her "yüce önder", her aziz ve günahkâr onun üzerinde - bir günışığı huzmesinin üzerinde asılı duran o toz zerresinde. Evrenin sonsuzluğu karşısında dünya çok küçük bir sahne. Bütün o generaller ve imparatorlar tarafından akıtılan kan nehirlerini düşünün, kazandıkları zaferle bir toz tanesinin bir anlık efendisi oldular. O zerrenin bir köşesinde oturanların başka bir köşesinden gelen ve kendilerine benzeyen başkaları tarafından uğradığı bitmez tükenmez eziyetleri düşünün, ne çok ...

Club Kuru - All The Days

Resim

Seninle geçirdiğim en uzun gece,seninle geçirdiğim en kısa gündü..

"Günlerce bir deniz kıyısında yürüdüm  bilmiyordum yüreğime bir gün  anımsanan insan gücü saklanacak.  Hiç belirtmeyecek bunu tanrı  zaman mutluluk verecek  yaşam iki dakika içinde  anlamadığım şeyleri yok edecek..."     Sami Baydar 

Sesim yok sana

Sesim yok sana. Malum Kızgınım. Uzaklıkla Büyüyen Aradaki Ezber Olmasın Hiç.

Karşılaşmalar ve karşılaştırmalar

Karşılaşmalar ve karşılaştırmalar Kıyas üzerine değil de Sanki karışımlar gibi birbirine bağlı sonsuzluk Her ip bir diğerini çekiyor Tüm dengeler herseferinde Yeniden kuruluyor Biri bir adım atıyor öbürkü yavaşlıyor Yol veriyor Diğeri hızını alamıyor Sendeliyor Yanındakine devriliyor Çarpışıyorlar Elindeki yere düşüyor Biri bunu farkediyor Anlık refleksiyle elini değil ayağını uzatıyor Yavaşlatıyor Fakat tutamıyor Yanındaki de olacağı görüyor Ama algıyla refleksi bir arada işlemiyor Tutamıyor Yere düşüyor Kırılmıyor Yuvarlanıyor Biri bisiklete biniyor Tekerine harekete geçmiş düşenden habersiz Fikri aklında Henüz Ama herkes orada o anda Olacaklar ve ihtimaller içinde süzülüyor Saliseler, Her seferinde elenen olasılıklar içinde Bir diğerinden diğerine koşuyor Akıl durulmuyor ama heyecanlanıyor Merak ve tüm salgılar Ana odaklı Bisikletli kendi evreninde HALA Ama bişeylerin farkına varıyor gibi Bu endişeli bekleyişli bakışlar kime Sorular soruyor ...

gün be gün

Sessizlik içinde bir kargaşalı düşünceler silsilesi Dimağ,akıl,us hayaller içinde anılarla Martılar ve çatılarda ay ışığı Göklerden bir ses aynı anda odada Bir değil bir çok odada Ulaşmayacak ses hava yokluğundan Ama aynı anda duvarlarda Aklımın içinde bir de Şimdi sanki duygular havalandı Uçuş uçuş duman gibiler Dönerek birbirine Sürtünerek Küçük kıvılcımlar yaratır gibi Çakmak taşları Biri koyu diğeri açık Damarlı parlarken Yukarı tırmandığım günler geliyor aklıma En değerli şeyler bu taşlardı cebimde Heran düşebilir Riskiyle Ben değil cebimdekiler Ne inatçı ve meraklı Aynı zamanda öylesine bağlı Duygular içinde Yükselirken Şimdi aklımda bir rüya Gidiyordum Uzunca bekledikten sonra Bırakmaya içim el vermese de Sanki özgürlüğüme kendimi kandırırcasına O engin uçsuz denize bakan Sıra sıra boyaları kalkmış merdivenli Yüksek inin içinde Kurmayı hayal ettiğim dünyayı başkasına kurduğumu görerek Mutluluk ve haksızlık Huzursuzluk ve kabulleniş çarpış...

Yeni ve Güzel

Ancak ardımızdaki ayrılıkta bulabiliriz bir şeyler gelecekte umut edilebilecek şeylerle dolu geçmişimiz sende mantık ve kalp oyukları bense burnumun ucuna dikilmiş çubuğu seyretmekteydim hep bulabilirdik arasaydık birbirimizin yitirdiklerini ama kendimizin olanlar daha çoktu yorulduk topladıklarımızla ağırlaştık, nefret ettik birbirimizden tanrım ne kadar çoktu yeminle bile kaldıramayacağımız şeyler bıraktık ve gittik, lanet olsun karış karış bilirdik eskiden, keşke tutunmak zorunda kalmasaydık bildiklerimize, bir tekimiz için böyle olsaydı hep toplanan ve yitirilen duygu yeri gelmeyecek mi eski ve güzel şeylerin şimdi söylenenin değil, toplamak için yitirilen şeyler işte böyle birden bıraktık, bir başkasına doğru yola çıktı, aradık ama bulamadık, işte bu şiir. ("Yeni ve Güzel", s.40,Sami Baydar)

herkes yolunda

Resim
şimdi duyduklarım gördüklerim içimi titretirken biraz alacalı hisler karıncalı bulanık hallaç pamuğu -yorgan dikici istifinde şimdi herkes varsın yolunda yürüsün, varsın. - hayır-dır.

bu deri'ne'dir

Resim
Nereden geldiysem Şimdi burdayım Nefesi sese Düşünceyi sessizliğe Çeviriyorum Yerinden düşünecek olursam Yattığın Ya da koltuğundan dünyanın Bir şirket-i hayriye Artık denizinden mi dalgası Suyu içinden mi Rengi Altından mı kumları Yahut taşı yakut belki Her nasılsa Bir hayret ki bu şirket Dünya malı Büyükçe bir masa Parlak Meşe ağır Rengi alacalı Dallı Kızılı kiraz Yanık Oturuyoruz Nerden geldiysem buraya Olduğum yerden Dahası bir ben bir dalgalar değil Bir sen bir deniz değil Bir hafif rüzgar ile tende saç değil Ufak bir mey ile rüştü ispat değil Meyil Var diye düşündürüyor uzunluğu Masanın etrafındaki başların Hacmi Gözleri yoruyor Ceketler tonlarla Birbirine karışıyor Hayata bulaşmıyor Nezih tozsuz tersiz İzsiz mat temiz Elimde bir kağıt duruyormuş Meğer Farkediyorum Herkeste birer kağıt duruyormuş da Meğer Ancak ayırdına varıyormuşum Oturuştuk Çekiştire itiştire Sessiz sakin Her halükarda Nazik Gözlerim önce karşı...

tasarı geometri

Resim
Şimdi kim kimi hatırlar da anılarına koyar Yani var etmenin yolu farketmekse Karşındakini Görmek bilmek Özlemek ve sevmekse zaman zaman Ya da Kızmak tüm varlığınla varlığına doğru Hücum ettiren Kemiğin iliğin içinden akan yegane su Yere doğru çekile çekile İteleye iteleye Yıllar , Ömür boyu Çakmakla yakmak sigarasını birinin Gözünü kaçırmamak diğerinden gözlerinin Sözünü esirgemeden önce düşünmek Ya incitmek ya da kırılmak varlık göstermeden Mağrur mutsuz sükun halinde İnlemek içten içe Geceyi yaşatmak istercesine Gündüzünden kaçan gün Gecesinden kaçan mum misali Bir yağlı lambanın eninde Çeperlerine sürüne sürüne Döne döne hareket ettikçe elipsler halinde Bir azalıp dibe doğru Kah derin dalgalı Kah durgun Nemli parmaklarının arasında Rüzgar geçen saçların Uzun uzadıya yatsıların Razı oluşların içindeki Kayboluşların Hangi dili bildiğin ile Nereden konuştuğun ayrı Kalbinin içi ile Gönlünün rengi ayrı Azalmadan önce herşey tükenmeden...

iki bıyıklı adam karşılaştılar

Resim
martılar kıyıya döndüğünde adamlar düşünmeye başlarlar ... iki bıyıklı adam karşılaştılar adamlar adamlar adamlar gülüyorlardı,susmuyorlardı dişleri dişleri kahkahalarının arasında-n sızıyorlardı birinin çıkık,ayrık diğerinin yapma dişleri bıyıklarının içinden ağızları dolu dolu gülüyorlardı yalandan gözleri parlıyordu kalpleri titriyordu soğukluğu elleri ceplerde ceplerinde çıt çıkarmıyor ve renk vermiyorlardı böyle konuştular konuştular sonra sustular dişleri dişlerine gözleri sözlerine gitti bitti adamlar .. iki bıyıklı adam karşılaştılar biri susuyordu diğeri konuştu konuştu konuştu konuştu sustu sonra diğeri konuşmadı biri sordu öbürü konuştu sustu sonra biri birine bakıp konuştular sustular konuştular sonra yine sustular konuşmadılar .. iki bıyıklı adam karşılaştılar vakitleri yoktu konuşmadılar .. iki bıyıklı adam karşılaştılar oldukça zaman olmuştu olanı konuştular konuşurken yürüdüler ve yol ayrımında oy...

cazu

Resim
Ne yazacağımı bilemeden önce bildiklerimin uçup gitmesi aklımdan gelen ne oldu ki tanrı misafiri neleri düşündüysem nelerin ve tüm ihtimallerin aklımda yazılışından ötürü mü olmayışı neden olduklarımın arasından neden olduklarını bildiklerim sıyrılıp ayrılıyorlar sonra karşıma çıkıp suratıma anlamsız anlamsız bakmakla yetiniyorlar,,bir tepki vermiyorum sonra bir tepki veriyorum hatta bir hareket olana kadar durmakla yetniyorum dünyadan çıkış yolundayken karşıma dünya dışı dünya geldi mars mı belki marsa gitemeden kimse oraya projeler üretip satmak aslında neler oluyorsa en önemlisi onların içinden sanırım dünyadan çıkış yolları ve bulunan çıkış yolu şimdilik fiziken mars ama şimdi bi dakka ben dünyayı seviyorum,insan üretimi olan müzik gıptayla ve sevgiyle aklın ettiklerine elin eklediklerine saygıyla eğiliyorum peki şimdi herşeyi herkes yapamaz ama birilerinin yaptıkları içinde herkesin yaptıkları aslında bı yerdeler yani o onla ya da yerinde olmasına gere...

Ólafur Arnalds - This Place Was A Shelter (+oynatma listesi)

Resim

Bu bir oyun

Resim
Basit birşeyi kompleks hale getirmekle değil ,kompleks gibi görünen şeyi basitleştirmekle ilgileniyorum. Aslında düzlemler ve çemberler içinde en büyüğüne ve en küçüğüne , kendi antiteziyle doğan kavramlar içinde insanın yönünü ,aklını ve dirayetini kaybedişi ; perişanlığı ,aldatılmışlığı ,kayboluşu  içindeki çaresizliği,yönsüzlüğü  ve ne yapacağını bilemezliği, tutunmaları,kararsızlıkları,çabaları öğrenilmişin içindeki  arayışı. Farkında olunanın aslında süregelen durum ardından bir sonrakini doğururken tüm alternatifli yollarını da planlandığı  bir düzen. adı üstünde. Kümülatif bireyin hayata uyandığında yüklendiği tüm bilinçlerden sıyrılma aşamasında bile yine başka bir panzehirle uyutuluyor olması,şimdilerdeki ilerlemenin zehri . Tüm gelişmişliklerden daha öne, paylaşım ve tekillik,rüştün ispatı halinde bir bireycilik. Kişisel gelişim.ve payeler. gülüyorum. Çıkışına yaklaştığını uman, o beyaz ışığa yürüyen insanlara sorarken Gözler...

söylemeden edebildim

Resim
Ama yazmadan.. Bu yeni durum aslında eskinin revizyonu halinde Şimdilik İçimden gelenin geldiği hallerin binlercesi Ve düşünceler ardında Çıkan yeşeren büyüyen Sonra unutulan Çizgilerde,sözlerde genelde akılda ve belki biriktirmek depolayıp ne akla hizmet ise + işte kuzey ışığı serin soğuk mevsimler geliyor ve geçiyorlar karın içindeki ayak parmaklarının sızısı ısınmak can yakıyor bazen üşürken bile şimdi bir döngünün tam ortasında yine varlığım hissettiklerim anlamsızlaşıyor her adımda ayaklarımın altındaki yalınlaşıp kayıyor uzaklaşıyor mu gittikçe ya da bir anda burnumun dibinde bitiveriyor sanrılar görüyor gözlerim sanıldığı gibi değil iç karartıcı hiç değil öyle aydınlık kamaşıyor sonra derin sessizlik savrulmuyor da gitmiyor yürüdükçe durdukça devam etmiyor gibi de değil hangisi hangisi hangisi? hepsi de değil hiçbiri de bazen bu koşturmacanın avuntusuna uymak geliyor içimden uymuyorum,o ...

yaz

Resim
İlginç gelen şeyler var,merak direyen. Mesela bir tuşa basınca çıkan sesin tizliği ya da yumuşaklığı ya da ağırlığı gibi bilinmezi basmadan kabul ve ürkek bir merakla fişe taktığın radyonun son sesi ilk sözü ya da bazı geçmişe dair önermeler var aklımda ne faydası var bilmiyorum faydası var mı ya da? onu düşünüyorum umduğum olduysa ne olacak ne geçmiş değişecek ne bugün olan onu var eden o sebep değilse eğer ki bunu göz değil gönül anlar neyi bozmak istercesine kaçar bir yerlerde elbet bir yanlışlık vardır elbet o ya da bu ya da böyle şöyle bu önermeyi deşmek-düşünmek meselesi onu durum haline getirip varetmek önce sonra uzaktan kaldırıma çıkıp yol vermek istercesine birden önüne atlamak kadar ahmak , hareketine hareketsizliğine dilediğim aslında basitçe bir el dokunduğunda huzur, sevgisinde doyumla gücü kendinden senden ondan değil karşında ve tam yanında, üzerinde altında içinde olsun. olabildiğinde tam olsun sen de öyle sar ki f...

Same subject different language

Resim
This time I will try to explain in an another language that I don't dive that long hours in mind. Still, the ability to complicate things is constant in a web wide brain with the mouth and hand,till it comes to reflex of using computer. Writing basicly different then the mouse. So I feel like I will be capable of keep writing on what I think, meanwhile the thought that I evolved all in terms of listening,reading,talking, occured that realized how it turns into very basic sentence to explain others. but Now,it feels more than talking about it, Actually feels more interesting than to tell what I realize about the long wide history of people in desire,the creation,and the relation of architecture and sculpture from the early ages to Roman Empire,mitology and architecture as belongings of the creators. The perception changes itself in people's mind after a time,burial of sculpture with cursed feelings,dark ages,and rising up again into the very center of life as an obje...

Heykel Mekan Zaman İçinde

Resim
O-radaki eser ortaya çıkan faili oluyor varlığını betimlediğin mekanda, Nesnenin tekilliği ona özlem katıyor.GeREKSİZLERİ ELİYOR,VAR EDİYOR. Bir mekanı - erk eliyle - dönüştürüyor,form veriyor,zaman şekilleniyor. Boyutlanıyor algılarında, anılarında yer ediyor.Kokuda-tende sevdiğin bulutlanıyor,aslını mutlu eden kişiden bağımsız gelişenin ilhamı,düşüncenin bulanıklığı içinde yeni yollar arasında savrulmadan yürümeye çalışma kısmı. Bir adım daha ,devamı, merakla endişeyi tebessümle karşılama ve içindeki büyüyen umut, mutluluğun eli. Sonrasının aldatıcılığı kaosu içinde berraklaşan gerçekliği görebilmek. Gördüğüne dair anlama huzuru.Kabul etme-çözme yetisinin fikrinde,beyninde kılcallaştığı, giderek anlamın anlamsızlaştığı derinlik ve ayağını bastığın yerin damağındaki tadı,son lokması. Gelirken gördüğüm-geçerken gördüğün ve içinden çıktığından sonraki geçişlerin arasında kendi içine dönen, ortası hafif basık çemberler içinde DÖNE-DUR. Aslında başka bir dille söyleyecek olur...