iki bıyıklı adam karşılaştılar

martılar kıyıya döndüğünde
adamlar düşünmeye başlarlar

...

iki bıyıklı adam karşılaştılar

adamlar adamlar adamlar
gülüyorlardı,susmuyorlardı
dişleri dişleri
kahkahalarının arasında-n
sızıyorlardı
birinin çıkık,ayrık
diğerinin yapma dişleri
bıyıklarının içinden ağızları
dolu dolu gülüyorlardı
yalandan gözleri
parlıyordu
kalpleri titriyordu

soğukluğu

elleri ceplerde
ceplerinde
çıt çıkarmıyor
ve
renk vermiyorlardı
böyle konuştular konuştular
sonra
sustular
dişleri dişlerine
gözleri sözlerine
gitti
bitti
adamlar
..
iki bıyıklı adam karşılaştılar

biri susuyordu
diğeri konuştu

konuştu konuştu konuştu

sustu sonra

diğeri konuşmadı
biri sordu
öbürü konuştu
sustu

sonra biri birine
bakıp
konuştular
sustular
konuştular sonra
yine
sustular

konuşmadılar
..
iki bıyıklı adam karşılaştılar

vakitleri yoktu
konuşmadılar
..
iki bıyıklı adam karşılaştılar
oldukça zaman
olmuştu

olanı konuştular

konuşurken yürüdüler
ve
yol ayrımında
oyalanmadılar
..
iki bıyıklı adam karşılaştılar

yüzyüze geldiler
selamlaştılar
..
iki bıyıklı adam karşılaştılar

biri öbürünü görmezden geldi
diğeri bunu gördü
selam vermedi

konuşmadılar
sonra

uyudular
..
iki bıyıklı adam karşılaştılar

karşılaştıklarında aslında
çarpıştılar

birbirlerine tutundular

diğeri gülümsedi
istemsiz
yarıda kesti

selamlaştılar
..
iki bıyıklı adam karşılaştılar
biri ellerini yüzüne kapadı
kaçırdı gözlerini
diğeri elini omzuna attı
konuşmadılar
zaman geçti

ayrıldılar






Bu blogdaki popüler yayınlar

Öpüşme, Gıdıklanma ve Sıkılma Üzerine Hayatın Didiklenmemiş Yanlarına Dair

Işık kaynağı aşağıdan gelirse mekan genişler

dünyadan çıkış yolları