Bu bir oyun

Basit birşeyi kompleks hale getirmekle değil ,kompleks gibi görünen şeyi basitleştirmekle ilgileniyorum.

Aslında düzlemler ve çemberler içinde
en büyüğüne ve en küçüğüne ,
kendi antiteziyle doğan kavramlar içinde
insanın yönünü ,aklını ve dirayetini kaybedişi ;
perişanlığı ,aldatılmışlığı ,kayboluşu
 içindeki
çaresizliği,yönsüzlüğü  ve ne yapacağını bilemezliği,
tutunmaları,kararsızlıkları,çabaları
öğrenilmişin içindeki

 arayışı.

Farkında olunanın
aslında
süregelen durum
ardından
bir sonrakini doğururken
tüm alternatifli yollarını da planlandığı
 bir
düzen.

adı üstünde.

Kümülatif bireyin hayata uyandığında yüklendiği tüm bilinçlerden sıyrılma aşamasında bile yine başka bir panzehirle uyutuluyor olması,şimdilerdeki ilerlemenin zehri .
Tüm gelişmişliklerden daha öne, paylaşım ve tekillik,rüştün ispatı halinde bir bireycilik.
Kişisel gelişim.ve payeler.
gülüyorum.
Çıkışına yaklaştığını uman, o beyaz ışığa yürüyen insanlara sorarken
Gözlerini kamaştıran ve farkındalığının doruklarında olduğu hissiyle
 bile
öyle bir yanılsama içinde ki.

Olan bitenin; ışığın halkaları arasında kaybolduğu bir varlık bilinciyle ,sınıflar arasındaki bahçe dallarından meyve koparırcasına tekil özgürlüğe doyumsayan insanoğlu..
Ne tatlı yaradılışı var
Aklıyla kurgusunu birleştirip gözünü kapatsa; beyninin üretimi hülyaları bile kafi olmayan gerçekliğe erişmiş beden tepkilerini yakalamak için uygun.
Herşeyi denemek için yapmak gerekmiyor neyseki çünkü her anı da doldursan aslında öyle bir vakit yok.Sürümcemede geçen düşünme halleri ve duygusal buhranlar içinde insan,
bir döngüyle yaklaşıp uzaklaşan kürelerin ,
bir yükselip bir alçalan beden sıvılarıyla
anlama -çözme-duyma içinde
bir ayılıp bir bayılırken ,
her seferinde
farkında olduğu hallerini anlamlandırma çabası içinde vakit kaybediyor.

Anlatmaya yelteniyor,
paylaşmak
bir adım daha ötesine taşıyabilir sanki
kısır döngü.
Oluyor da.
Rüyalar ve kişiler,
öyle akıcı ki hayat birbirine doğru,
biri olmadan diğerine dokunamıyor
ve
sınırlar aslında belirsizler.
Zaman var gibi görünen zamanla anlaşılıyor,
geçicilik ve geçme hissi,uzaklık ve hızın arasındaki ilişki gibi
yaklaştıkça gözün seçemediği
uzaklaştıkça netleşen
bir temaslı bir temassız hallerde
bir yöne doğru giderken,
bekleme ve boşluk hissi
 bir de bırakmışlık ve huzur,
yapabilecek şeyleri senin yerine başkaları ve başka şeyler tarafından halledildiğini bilerek
güvenerek sadece varlığınla
orada varolma duygusu,

yolculuk.

Elinde olmayanlar da yok değil.

Dünyayı tersine döndürmek,durdurmak,akışı önlemek gibi bir yeti değil ya bu ne hacet,
ama
içindeki derin boşluğu dolduramıyor gözlerindeki aynalar.

Yaş
Göz
Yaş
Ten

Yaş-lı
Yaşam

Y a aş
Ya aşk

Kandığın mı derin,dokunan

 mı?

Algıladığın ya da tüm kek kalıpların gibi

Yekpare

İçe dönük

Ve bağımsız

Çözümsüz

Vazgeçiş

Özlem

İnkar

Kabul

Affediş

Bekleyiş


içinden geçtiğin kaçıncı zaman?

Bu

nerde?

Nerde bu?


Bu blogdaki popüler yayınlar

Öpüşme, Gıdıklanma ve Sıkılma Üzerine Hayatın Didiklenmemiş Yanlarına Dair

Işık kaynağı aşağıdan gelirse mekan genişler

dünyadan çıkış yolları