Esansa davet
Eminönü Mısır Çarşısı'nın önünde beklerken tanıdık Çeşit çeşit anlar, heyecanlar sönük Saygılı ve kararsız Ve belki de -vazgeçiş bu- Yürüdük, Yadırgamamızı yadırgayarak Birbirimizi.. Tünele bindiğimizde ilk defa gibi baktım Yüzüne... Bakabildim mi? Bakmayı denedim uzun uzun Bu yüz, o gözler, öyle uzak öyle boş Yenisi olduğundan değil, Eskisi unutulduğundan.. Neruda'nın tarifi aşkın Mutsuzluğuyla bezenmiş yüzü Gülen kahkahaları, sanki terketmiş.. Orada, sadece, var. Deneysel sinema seyrinde huzursuz olduğu Her anı bilmek ve Bir şey yapmadan önce geçenler akıldan, Uzaklaştırdığı rahatsızlık ve dayanma gücü. Yanıltmadı sanki Bu kez yorgun ama, Güçlü, Yılgın ama, Kararlıydı. Artık geçmişim teninden.. Aklıma geldi, biyolojik saati. Kim bilebilir zaman, böyle telaşsızken... Gördüğümde gömüldüğüm-gömdüğüm- anılar Aslında kalan, kırıntısı gibi ceplerimden. Saçılanlar fezaya, karşımda boş bir bina İki yanındaki yoldaşları yıkık, o yalnız, tek ...