söylemeden edebildim
Ama yazmadan..
Bu yeni durum aslında eskinin revizyonu halinde
Şimdilik
İçimden gelenin geldiği hallerin binlercesi
Ve düşünceler ardında
Çıkan yeşeren büyüyen
Sonra unutulan
Çizgilerde,sözlerde
genelde
akılda
ve belki biriktirmek
depolayıp
ne
akla hizmet
ise
+
işte
kuzey ışığı
serin soğuk
mevsimler geliyor ve geçiyorlar
karın içindeki
ayak parmaklarının sızısı
ısınmak
can yakıyor bazen
üşürken bile
şimdi bir döngünün tam ortasında
yine
varlığım
hissettiklerim
anlamsızlaşıyor
her adımda
ayaklarımın altındaki yalınlaşıp
kayıyor
uzaklaşıyor mu gittikçe
ya da
bir anda
burnumun dibinde
bitiveriyor
sanrılar görüyor gözlerim
sanıldığı gibi değil
iç karartıcı hiç değil
öyle aydınlık
kamaşıyor
sonra derin sessizlik
savrulmuyor da
gitmiyor yürüdükçe
durdukça devam etmiyor gibi de değil
hangisi hangisi hangisi?
hepsi de değil hiçbiri de
bazen bu koşturmacanın avuntusuna uymak geliyor içimden
uymuyorum,o ses kendini kandırıyor
açtığında mutluluk paketinin içinden çıkanlar
bir mum gibi
ömürlük değil
ömürlük olan ne ki
bir metal maden
bir söz kağıttaki
bir taş
eriyen tuzlar
dönüşen değişene bağlılık yok ki
olmasın.
peki neye tutunmak lazım?
neresinden tutmak ya da.
umudun eli
sönebilen bir balon
her yeni günle yeniden başlayan birşey mi yoksa
değil?
ateş var görüyorum
ama ısıtmıyor
bir araç var yola gitmeye hazır gibi
makine çalışıyor
ama hareket etmiyor
tekerler ayrık bağlantısız
ne değersiz bir hayatı bu kavramlarla yüceleştirirken
hergün
ne de rütbelerle
ve olmuşluk akıntısında sürüklenirken
metalar içinde
hergün değişen
ve geçmişten gelen
sonra?
merak ediyorum
neyin peşindeyiz?
bu hangi iz?
herşeyin dibine yaklaşır gibi hissetmek
her dönemin kendi sanırısı
daha ne milyar yıllar
bazı şeyler değişiyor evet
ama rönesansın dalgası gibi
açılma ve kırılma
ancak başka meyvelere gebe
her çağ kendi kısır döngüsünü de üretiyor
biz
çöp üretiyoruz
en çok
ve dağlar var
heryerde
ulu
her daim beyazlar
üzerinden üfürürcesine dumanlar
bulutlar rüzgarlar
geçiyorlar
başka yetilerle ve keşiflerle
deneyimlediklerimizin de
ayrıca
bir yolunu bulup paylaşabildiğimiz
yine de yoksunluğundan ve
hep aynı hislerin kurbanı olmaktan
kendini alamayan
insan
ve ululuğu kabul eden
yüceliğine erişen
doğanın
gücünde bir öyle küçük
bir öyle canavarken
adamak kendini
vakti gelip geçmeden
hala geç kalmış olmadığın
birşeylere
en azından
...
uyanıp
gökyüzüne
baktığın
gecelerin içine doğan
en taze umut
kayan yıldız
hala.
milyon yıldır
hala.
aramak bakmak görmek çözmek üretmek anlamak anlatmak üstüne
düşün
düşün
düşün
birileri yaşarken
sen
düşün
düşüm
düş.