Kayıtlar

Temmuz, 2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Hercules

Yavaş yavaş ilerliyoruz Hercules'e doğru Dönerek.. Herşey yer değiştiriyor,ve; Zaman sen oldukça var.. Bir bütün olmak bedenle. Hafiflemek,yok olmak içinde. Aklın,ruhun,bedenin Tüm dişlilerin ve sen, Bütün bu hiyerarşik çemberler Minik atomlar gibi birbirine teğet Hergün.. Her bekleyiş bir kabulleniş Ve sabretmek.. Akan suyu izlemek Görmenin ötesine geçmek Gerçeğin farkında Her anın ayırdında , Olmak.

Sami Baydar

Siyah beyaz bir adam Gözleri dalmış ışığı arar Karanlığında düşüncenin Boşluğunda savrulan kelimeleri Gözleriyle yakalayıp Yerli yerine koymaya çalışırken Birden Vazgeçen anlamsızlığında Seslerin seyrekleşen Silik hecelerde Buğulu camların Ardında. Kaybolup gündüşlerinde Yorgun uyanır Gözleri ağırlığında Gecenin Hafifliğinde.. Tel tel kıvılcımlar saçan Konuşurken Ya da Elektrik kesintili yağmurlu Günlerin Huzurlu sesi dudaklarında.. Sadeleştiriyorum dünyayı Ve dünya Ne ise Dönüşüyle güzel..

Lower 48

Yerinde olsam, Giderdim aynı sen gibi Uzaklara. Öyleki gecem gündüzün Rüyalar günümüz olurdu. İçimden sen geçerken, Uyurdun Içinden ben geçerek Sadece biraz daha huzur için Günü böler ikiye, Öyle yaşatırdık,ayrı ayrı Sebeplerimizi____ Abartıyor muyum yoksa? _________________ Aklım başıma gelir mi birgün? Ya da başıma bir akıl___ Soruyorum. Bırak-bırak-bırak diyor Haklı mı? Haklı galiba___

Aprior

İnsan denen varlık Algısıyla bir, Her yeni farkediş,bir buluş adeta.. Keşfetmek yeniden dünyayı. Hiçlik öyle bir olgu ki,bu dünyada Tüm bu arayışın özü,dehasında.. ... Vicdan,bir muhasebe cetveli. Her doğru,tek belki ama Binbir farklı düzlemde. Yok görüntüsü. Ya da belki bir nokta. ... Gözün yanılgısı Beyni yanıltamaz, Ki bilmek en yüce. ... Dil,kök,köken, sokak adları.. Latince ve ad koymak birşeye Varetmekle özdeş nerdeyse. ... Seçmek,yolunu değiştirmek, Yönünü bilmek Ve aslında herşey  Sadece varmak.. ... Gerçek ne? Hani nerede? ... İnsanların biyolojik olarak genleriyle aktarılan ve her dönemi,kültürü barındırdığı gibi ilk korkularını,bekleyişini,umutsuzluğunu içinde taşıyıp bir yandan da hep kendini içine soktuğu doğayla savaşımında,onu kavrayışı,çözmeye çalışması,onla bir olması,bütünleşmesi,döngüdeki rolünü kabullenmesi ve şuursuzca bunu yıllar yılı aktarılan binbir öğe ile taçlandırması. ...

Well, angels deserve to die darlin.

Resim
Her güne gülümseyerek başlamak isterdi o da elbet, perdeyi araladığında gördüğü karanlık ve birkaç saat daha uyku uyuma isteği ile savaşarak-bilindik yüzlerin lobideki hali ve tahmin edilemez soğuk.. İzole bir odada, penceresi açılmayan tavandan duvara kadar uzanan o camların ardında-sanki yüksekliğin sınırlarında durduğu gibi ince ipte cambazın, yürüdü o gün. Susarak.. Papyonlu, elinde eldiven ve yaka kartlarıyla kendini bekleyen o tanıdık yüzlere yine bakmadan geçerek ilerledi. Kısa bir gülümseme anlık, selamlama gerekliliğini yerine getirip kağıda bir şeyler karaladı. Buruşturmadan cebine koydu ve her günkünden daha farklı bir masaya oturdu. Elinde bilmediği bir telaş hissettiğinde üçüncü lokmasını alıyordu tabaktan. Bıraktı çatalı-bıçak elinde kaldı. ... Yolu yarıladığını neden sonra fark etti, arkasına baktı, rüzgar vardı saçları yüzüne yapıştı, dudakları kesildi soğuktan. Üşüdü. … Kapıdan geçtiğinde elinde bir el vardı.Yüzünü koruyordu rüzgara karşı yür...