İdeolojik sembol olarak mimarlık, ideolojileri yıkma biçimi olarak mimarlık; Kentin mekanları ve mekanın toplumsallığı üzerine düşündüğümüzde, günümüzün kentleri ve toplumsal ilişkileri üzerinden tarihsel süreçleri değerlendirmeye meyili oluşumuz, dilin yaşantısı içinde toplumun biçim değiştirmesi gibi; yapısal çevrenin de biçimlenmesini içerir. Kentlerin kümülatif oluşumlarını günümüz anlam çerçevesi üzerinden okumaya kalkmamız oldukça çetrefilli bir yol olsa da, çeşitli varsayımlar üzerinden, kesinliğini kanıtlayamadığımız sebeplerle biçimlenme öngörümüz, türlü toplumsallıkları da betimler. Kentin, kentlilik hali ile toplumun tekilliklerinin birbirine teğet var olduğunu düşünmek, ancak modern dünya tahayyülü ile mümkündür. Bireyin toplumun inşasındaki yeri, toplumun birey için olduğu yerinin tarihsel süreç içinde oldukça değişken çeşitlenmelere yol açtığını, bu çelişkilerin de ideal toplum ve iyi yaşam kurgusunun hayaliyle birlikte düşünsel olarak betimlendiğini, 'çözülmeye...