MONTAIGNE

 Nisi purgatum est pectus, quae prelia nobis
 Atque pericula tonc ingratis insinuandum?
 Quantae conscindunt hominem cuppedinis acres
 Sollicitum curae, quantique perinde timores?
 Quidve superbia spurcita, ac petulantia, quantas Efficiunt clades?
 Quid luxus desidiesque? (Lucretius)

 İçi arınmamışsa, neler bekler insanı,
 Kendi kendisiyle ne savaşlar eder boşuna!
 Tutkuları içinde ne kemirici kaygılar.
 Ne korkular içinde kıvranır insan!
 Ne çöküntüler yapar bizde gurur, şehvet,
 Öfke, gevşeklik ve tembellik!
 Kötülüğümüz içimizde bizim; içimizse kurtulamıyor kendi kendisinden.

 In culpa est animus qui se non efiugit unquam. (Horatius)

 Ruhun derdi içinde ve kaçamaz kendi kendinden.

 İnsanın, olanak varsa karısı, çocuğu, parası ve hele sağlığı olmalı, ama mutluluğunu yalnız bunlara bağlamamalı. Kendimize dükkanın arkasında, yalnız bizim için bağımsız bir köşe ayırıp orada gerçek özgürlüğümüzü, kendi sultanlığımızı kurmalıyız. Orada, yabancı hiçbir konuğa yer vermeksizin kendi kendimizle her gün başbaşa verip dertleşmeliyiz; karımız, çocuğumuz, servetimiz, adamlarımız yokmuş gibi konuşup gülmeliyiz.

 In solis sis tibi turba locis (Tibulhıs)

 Issız yerlerde kendin için bir evren ol .

 Erdem, der Antishenes, kendi kendisiyle yetinir; ne kurallara baş vurur, ne laflara, ne gösterişlere. Yapmaya alıştırıldığımız işlerden binde biri bile kendimizle doğrudan doğruya ilgili değil. Bakarsınız bir adam canını dişine takmış, kurşun yağmuru altında, yıkık bir kale duvarına tırmanıyor bütün hıncıyla; bir başkası, karşı tarafta, kan revan içinde, aç susuz savunuyor o kaleyi ölesiye: Kendileri için mi gösteriyorlar bu yararlığı? Uğrunda ölecekleri ve hiç görmedikleri insan belki o sırada kılım kıpırdatmadan keyif sürmektedir. Bakarsınız bir başkası, bitkin, perişan, saçı sakalı birbirine karışmış kitaplıktan çıkıyor gece yansından sonra: Bunca kitabı daha iyi, daha akıllı bir insan olmak için mi karıştırdı sanırsınız? Yok canım sen de! Ya ölecek o kitaplıkta ya öğretecek yarınki kuşaklara Platus'un dizelerini hangi düzenle kurduğunu ve falan Latince sözcüğün nasıl yazılması gerektiğini. Kim seve seve feda etmiyor sağlığını, canını şan şeref için? Oysa kalp bir paradan başka nedir ki şan şeref? Kendi ölümümüzden korkmakla yetinemeyiz; karılarımızın, çocuklarımızın, adamlarımızın ölümünden de korkmak zorundayız. Kendi işlerimizden çektiğimiz sıkıntı yetmiyormuş gibi komşularımızın, dostlarımızın işleriyle de dertlere sokar, bunaltırız kendimizi.

 Vah! quemquamne hominem in animum instituere, aut
 Parare, quod sit charius quam ipse est sibi? (Terentius) 

Vah, vah! Nasıl olur da insan bir şeyi
 Kendinden daha çok sevmeye kalkar..

Bu blogdaki popüler yayınlar

Öpüşme, Gıdıklanma ve Sıkılma Üzerine Hayatın Didiklenmemiş Yanlarına Dair

Işık kaynağı aşağıdan gelirse mekan genişler

dünyadan çıkış yolları